31 Ocak 2013 Perşembe

Christopher Walken


Türkiye’mizde insanların 50’li yaşlarda, hatta yakın zaman önce 40’lı yaşlarda emekli olduğuna şahit olduk. Yaşlanmadan emekli olmak, tam anlamıyla yaşamadan bekleme haline geçmek...

Bir çok kitapta insanların 35-40 yaşında belli bir farkındalık düzeyine ve dolayısıyla da verimli olmaya başladıklarını okuyoruz. Özellikle Avrupa ve Amerika’da 60-70 yaşlarda birçok aktif iş adamına rastlamak mümkün. Birçok yazar, birçok danışman, konuşmacı o uzun deneyimleri ile insanlara ışık tutmaya çalışıyorlar.

Biz de ise sevgili Müge Cerman’ın 40 yaşından sonra kariyer değiştirmekle ilgili yazısını hem garipseyip hem de alkış tutuyoruz, belki de ‘hadi canım sen de’ diyoruz. Özellikle Hollywood’da yaşlandıkça performansları artan oyuncular dikkatleri çekiyor. Hem ustalık, hem de senede çekilen 3-4 film bunun ispatı...
İşte konunun sinema ile olan ilgisi... Bu sefer yazının bir film ismi değil de oyuncu ismi olmasının sebebi de bu...


Christopher Walken 70 yaşında, Al Pacino 73, Alan Arkin ise 79... Hepsi tam gaz devam ediyorlar. Görebildiğim kadarıyla hiçbirinde bir genç gözükeyim hırsı ve bununla ilgili alametler yok. Her üçü de tam gaz mesleklerine devam etmekteler.


Bu üçlüyü ‘Stand Up Guys’ adlı film bir araya getirmiş. Blue Brothers tadında bir film olmuş; Val 28 sene sonra hapishaneden çıkar ve Doc ve Hirsch ile birlikte son kez eski çete bir araya gelir. Oyuncular harika, film de çok keyifli...


Her ne kadar hepsi birbirinden ünlü de olsa, bu hafta Christopher Walken haftası gibi... Gerçek ismi; Ronald Walken, 1953’de televizyon dizilerinde oynamaya başladığında henüz 10 yaşındadır. Annesi İskoç, babası Alman asıllı olan Walken’in çok ilginç bir karizmaya ve ifadeye sahiptir. Ayrıca mizah yönü yüksek biridir; ‘Saçlarım benden önce meşhur oldu’ diyor Walken. 

Diğer bir sözü ise onun hayat felsefesini anlatıyor:
‘Bir ev yapmayı öğrenmek istiyorsanız, ev yapın. Kimseye sormayın, sadece ev yapın.’


120’ye yakın filmde rol almış Walken, 1978’de The Deer Hunter filmdeki rolü ile Oscar Ödülünü kazanır. Walken’in oynadığı filmlerin gişe hasılatı toplamı 2 milyar dolara yakın. Click, Catch Me If You Can, Pulp Fiction, Last Man Standing, Nick of Time, True Romance gibi filmler ile sinema dünyasına damgasını vuran Walken, Around the Bend filmindeki oyunculuğu çok gerçekli ve dokunaklıdır.


Yine 2012 yapımı ‘Seven Psychopaths’ filminde sıradışı bir filmde müthiş keyif veriyor Walken. Martin McDonagh bu film hem yazmış hem de yönetmiş... Filmde Sam Rockwell ve Woody Harrelson ön plana çıkmışlar. 

İşte Walken’ın oynadığı Hans’ın filmin sonuna doğru olan diyaloğu:

Paulo: Eller yukarı!
Hans: Hayır
Paulo: Ne?
Hans: Hayır dedim.
Paulo: Neden?
Hans: Çünkü yapmak istemiyorum.
Paulo: Ama silahım var...
Hans: Umrumda değil.
Paulo: Bu çok mantıksız!
Hans: Çok kötü!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme