6 Ocak 2013 Pazar

Life of Pi



Sakın vazgeçme! Sakın vazgeçme! Sakın vazgeçme!
Umudunu kaymetme ve Tanrı’ya güven, ona şükret.
İşte Pi’nin fantastik yaşam öyküsü.



 
                    Pi'ye ismini veren havuz şu anda sanatsal aktiviteler için kullanılıyor.
Pi islamı, hıristiyanlığı ve hinduluğu bir arada yaşayan, hayatının ruhani anlamda yolunu arayan bir Hintli gençtir. Pi ismini Fransa Paris’deki bir yüzme havuzundan alır: Piscine Molitor... Kısaca Pi! 

Babası bir hayvanat bahçesi işletmektedir. Onunla genelde aynı fikirde olmayan abisi ve babası, onunla daha empati kuran ve cesaretlendiren annesi ile yaşamaktadır.
Pi rakamının en az 100 basamağını ezbere bilir.

3.141592653589793238462643383279502884197169399375105820974944592307816406286208998628034853421170679...

Tüm hayvanları ile beraber ailesini Kanada’ya götürmek üzere yolan gemi batınca Pi kendisini bir cankurtaran teknesi, bir orangutan, bir çakal, bir zebra ve bir kaplan (Richard Parker) ile bulur...


                                       Filmin müziklerinden Coldplay - Paradise... 
Vazgeçmemek Pi’nin doğasında vardır. Korkusu onu ayakta tutmaktadır. Bir bakıma Richard Parker onun cesaretini temsil etmektedir. Vazgeçmemenin tersi vazgeçmek, dolayısıyla olduğun gibi kalmaktır; bir şey yapmamaktır... Tembelliktir. Genellikle de tembelliğin sebebi korkudur. Pi korkusunu kendine yaşama enerjisi yapmıştır.

Pi’nin en önemli özelliklerinden biri de şükretmesidir.
Pi: [balık yakaladıktan sonra] “Teşekkürler Tanrı Vişnu. Bir balık kılığında gelip hayatlarımızı kurtardığın için sana minnettarım.” derken o durumda bile şükretmeyi ve Tanrı ile konuşmayı ihmal etmez. 
Pi ‘inanç’ı birçok odası olan bir eve benzetir. İnancını da ona şüphe ederek güçlü tutar. İnancı başına gelen olaylarla test edilmektedir...



Film 3-Boyut için ideal. Kullanılan tekniklerle Ang Lee harika kareler yaratmış... Hayalgücü ve teknolojinin buluşmasına şahit oluyorsunuz. Okyanusdaki yaşamdan çok şaşırtıcı sahneler izleyenleri bekliyor.



Yönetmen Ang Lee, Sense and Sensibility (1995), The Ice Storm (1997)  da dikkatleri üzerine çekiyor. Hulk ve ona Oscar adaylığı getiren 4 Oscar ödüllü filimi Crouching Tiger, Hidden Dragon ile hem içerik dolu hem de aksiyon filmlerinde ne kadar başarılı olduğunu ispatlar. Nihayet Brokeback Mountain ile de en iyi yönetmen dalında Oscar ödülünü kazanır.

Genç Pi rolündeki Suraj Sharma’nın ilk filmi... Şimdiden bu filmdeki rolü ile Sierra Ödülünü kazanmış. Kendisi ile yapılan röportajda fimlin setinde tam bir aile gibi olduklarını belirtiyor. Sette yaşananları anlatan bir videoda ağlayan Sharma’yı Ang Lee sarılarak teselli etmektedir. Sharma’nın diyaloğu çok olmasa da perfromansı müthiş!




Film yine aynı isimli kitaptan uyarlama. Yazar İspanya doğumlu Kanadalı Yann Martel kendi hayat felsefesi olan bu kitabı yazarken Brazilyalı Moacyr Scliar'ın 1981 yılında yayınladığı Max ve Kediler adlı kitabından ilham almış. 1963 doğumlu Martel’in yedi tane yayınlanmış kitabı bulunuyor.


İşte filmdeki bazı ilginç replikler:
Pi: Mamaji sana ne anlattı? Yazar: İnsanların Tanrı’ya inanmalarını sağlayacak bir hiyaken olduğunu söyledi. 
Pi: [gülerek] O bunu iyi bir yemek için de söyler. 
Pi: [sandalda fırtınaya bakarak] Richard Parker, gelip bunu görmen lazım! Çok güzel! 
Pi: Sanırım, hayatının bütünü, geride bırakmak eylemidir, ancak en çok canını acıtan veda için bir anın olmamasıdır.
Bir uyarı: Bu bir aile filmi değil. Postere bakıp aldanmamak gerekiyor. Küçük çocuklar için sakıncalı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme