2 Şubat 2013 Cumartesi

Apollo 13



13 rakamının uğursuzluğuna inanır mısınız? Rakam rakamdır diyenlerden olabilirsiniz ama bir şeye inanırsanız ve düşünürseniz o şey gerçekleşir.

NASA yetkilileri veya Apollo 13’ü yapanların aklından neler geçmiştir billinmez ama 1970’de artık sıradan bir olay haline gelen Ay’a seyahat için yola çıkan Apollo 13’ün başına gelmeyen kalmaz. Kimsenin ilgi göstermediği yolculuk, bir ölüm kalım meselesi olunca tüm Dünya’nın ilgi odağı olur.

                              “Houston we have a problem!”
Astronot Jim Lovell’ın (Tom Hanks) Apollo 13 adlı kitabından beyazperdeye aktarılan film, inanılmaz bir gerçek hikaye oluşunun dışında çok ilginç bir karakter de tanıştırıyor seyirciyi: O da Houston’daki tüm operasyonu yöneten Uçuş Direktörü Gene Kranz... Ed Harris’in müthiş bir şekilde canlandırdığı Gene ‘liderlik’ konusunda örnek alınacak birisi.
Gene Kranz: ‘Failure is not an option’ (Başarısızlık seçeneklerden biri değildir) sözü filme damgasını vurduğu gibi, daha sonra Gene Kranz’ın kitabının da ismi olur.


Apollo 13 operasyonunda bu cümle hiçbir zaman söylenmemiştir ancak filmin senaryosuna sonradan eklenmiştir. Ancak Gene Kranz’ın liderlik prensipleri arasında yer alır. İşte Gene Kranz’dan alınacak mesajlar:

Kendinize ve Ekibinize Güvenin

Uzay uçuşları tehlikeli bir iştir ve yetersiz bilgi ve zaman baskısı altında geri dönüşü olmayacak kararlar vermenizi gerektirir. Genellikle başarı ve uçuş ekibinin güvenliği ‘anlarda verilen kararlara’ bağlıdır.
Kranz, kritik problemlerin önemli kısımlarını doğru bir şekilde anlamak olan özelliğine güvenen biri. Elindeki bilgi ile çözüm oluşturacak bir aksiyon planı çıkartıp bunu uyguluyor. Bunu sakin bir ruh hali ile yapabiliyor.

Bir pilot ve mühendis olan Kranz, 31 yaşında NASA Uçuş Yöneticisi oluyor ve tecrübeli personel Ay’a yolculuğa inanmadıkları için Kranz’ın ekibinin oldukça genç çalışanlardan oluşuyor.
Buna rağmen, Kranz herkesin işini yapacağına dair inancını kaybetmeyen bir yönetici olur. Onların yorumlarını dinler, onları dürüstçe değerlendirir. Onun liderliği takımı bir arada tutar ve takımı bir güçlü bir amaç etrafında toplar.

Baskı Altında Güçlü Duruş


Apollo 13’deki ilk patlamadan sonra Houston’daki ekip panik bir halde ne olduğunu çözmeye çalışır. Her saniye yeni bir alarm ve hata ortaya çıkar. Her birim önlerindeki değerlerden bir sonuç çıkarmaya çalışır. Kranz, ekip lideri olarak durumu anlamaktan sorumludur. Aynı zamanda ekibin mevcut işlerini de yapmaya devam etmelerini sağlaması gerekir. Astronotların oksijen ve güç kaybına uğradığında net ve sakin bir şekilde şunları söyler:
“Tamam. Şimdi, herkes sakin olsun. Problemi çözelim, ancak tahminlerde bulunarak işleri daha da kötü yapmayalım.”
Kranz, kendini kontrol eder, sakin olup anda kalmaktadır, bu da mantıklı düşünmesini sağlar.

Devamlı Coşku

Bazı kişiler büyük bir başarı elde ettikten sonra, o ödül ve şöhretle hayatlarını rutin bir şekilde devam ettirirler.
Gerçek liderler kendi limitlerini zorlamak için hevesli olurlar. İsterler ki, kendi yaptıkları diğerleri için sadece bir basamak oluştursun.
Kranz, 1999’daki kutlamalarda şöyle söyler: “30 sene önce Ay’a 6 tane bayrak diktik. Bugün ise geçmişi kutlamak dışında bir deneme yapmıyoruz.”
Bir lider geleceğe bakmaya heveslidir, geçmişe değil.

Kişisel Stil


Fiziksel duruş olarak da Kranz her zaman dikkat çekicidir. Her operasyonda karısı Marta ona başka bir yelek hazırlar. Yelekte o operasyonun arması bulunur. Asker traşı saçları onun duruşunu ortaya koyar.
Kişisel duruşunuza göre bir stil oluşmanız ve görüşünüz önemlidir.

Kranz Söylevi

27 Ocak 1967’da Apollo 1 astronotları bir test sırasında çıkan yangından sonra vefat ederler. Kazadan sonraki Pazartesi Kranz bir konuşma yapar ve bu konuşma Kranz Söylevi olarak anılmaya başlanır:

"Uzay uçuşları, dikkatsizliğe, yetersizliğe ve ihmale müsamaha göstermez. Bir yerde, bir şekilde yaptık. Nerde olursa olsun bu hatayı önlememiz gerekirdi. Programın tarihi ile ilgili fazlasıyla hevesliydik ve her gün gördüğümüz problemleri dışarda bıraktık. Programın başı belada, dolayısıyla bizim başımız belada. Simulatör çalışmıyor, her alanda geri kaldık, uçuş ve test prosedürleri hergün değişiyor... Ve kimse ‘Lanet olsun, durun!’ demiyor. Komite ne kadar verdi bilmiyorum ama ben sebebi biliyorum, sebep biziz! Hazır değiliz! Biz işimizi yapmadık. Sadece zar atıyoruz ve uçuş günü işlerin yolunda gitmesini umut ediyoruz, kalbimizde biliyoruz bu bir mucize ile mümkün olurdu."

Bunların dışında Gene Kranz, olumlu tutumu ve kaynaklarını iyi bilmesi ve kullanması ile de ön plana çıkıyor.


Apollo 13 filmine geri dönersek, filmin kadrosu çok usta oyunculardan kurulu;
Tom Hanks, Bill Paxton, Kevin Bacon, Ed Harris ve Gary Sinise...
Ron Howard oyunculuğunun yanısıra yönetmenliği ile dikkat çekiyor. Angels & Demons, The Da Vinci Code, Cinderella Man, A Beautiful Mind, Ransom ve Far and Away en dikkat çekici filmlerinden. Mehşur olmalarında ziyade usta oyuncuları tercih ediyor Howard. 2001’de A Beautiful Mind ile en iyi yönetmen ve en iyi ilm dallarında Oscar Ödülü’ne layık görülür.
Apollo 13 filmi ise en iyi montaj ve en iyi ses dallarında iki Oscar ödülü kazanır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme