15 Şubat 2013 Cuma

Biz Türkler


Biz Türkler, 1071’den beri Anadolu’da yaşıyoruz...
Yaklaşık 1,000 yıldır Akdeniz ülkelerinden biriyiz. Ayrıca atalarımız padişahlık sistemi ile yönetilmiş... Bu iki sebep genellikle keyfimize düşkünlüğümüz ve ağır hareket ettiğimizin açıklaması olarak ortaya sürülebilir. İtalyanlar, Yunanlılar ve Akdeniz Araplarıyla da benzer bir ortak yönümüz var. Uzun süren yemekler, geniş mutfaklar, uzun uzun diyaloglar... Genel olarak tatlıya, sigaraya ve mayhoş edecek olan maddelere düşkünlük... Ayrıca bu ırklarda bir rahatlık var; yürüyen merdivende kıpırdamazlar, boş yolda hızlı gitmezler, uçağa binerken kimliklerini hazırlamazlar, markette ağır hareket edip, kredi kartlarını hazırlamazlar. Metronun içine girdiklerinde yapışır kalırlar. Yürüyen bantlara teslim olurlar. 


Ancak işin ilginç kısmı, aynı toplumun belirli koşullarda inanılmaz derecede aceleci ve sabırsız olması... Örnek mi?
  • Uçağın tekerleği yere değer değmez cep telefonlarının açılması...
  • Üç saniyede bir eposta ve mesajların kontrol edilmesi...
  • Ardından hemen telefonla konuşmak...
  • Uçak park eder etmez bir yere gidemeyeceğini bilse bile fırlayıp üst kabinleri açmak...
  • Yağmurlu havada öndeki arabayı en yakından takip edip taciz etmek...
  • Göbekteki arabaya izin vermeden göbeğe girip orayı tıkamak...
  • Yeşil ışık tam yanmadan önce hissedip kornaya basmak...
  • Toplu taşım araçlarına binerken birbirinin üzerine çıkmak...
Daha derine inip baktığımızda ise Türklerin kültür kodları karşımıza çıkıyor: Acı, keder ve umut... 

Orta Asya'da göçebe hayatı yaşayarak gelen atalarımız, Anadolu toprakların geçmişten getirdiği acı ve keder ile yoğrulmuş gibi gözüküyor. Bu toplumu genel olarak biraz da arabesk kültürü ve kurban psikolojisinde tutsa da, 'umut' bir anda bizim motivasyonumuzu yükseltip aşırı bir olumlu bir seviyeye çıkartıyor. Sistem içindeki denge açısından bu iki kutup birbirini besliyor olabilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme