24 Kasım 2012 Cumartesi

Dedemin İnsanları



“Altı soru cümlesinin ilk akla geleninin aslında en cevapsız olanı olması ne ilginçtir değil mi? Kim, ne, nasıl, nerede, ne zaman sorularının mutlaka doğru ve kesin cevabın varken, ‘Neden’ hep değişik cevapları ve yeni soruları getirir. Diğerlerinin tüm cevaplarını görebilir hatta elimizle tutabilirke, neden insanın içerisinde bir yerlerde gizlidir. Bu yüzden mi en çok neden’i merak ederiz dede?”


Hayatımızdaki en önemli yapı taşlarından birisi ailemiz. İyisiyle kötüsüyle bizim biz olmamızı sağlıyorlar. Bizimle ilgili olsun olmasın her türlü olayın mirasını yemek durumundayız. ‘Neden’ini anlamasak bile.Bu evredeki en önemli dönem ise çocukluğumuz...
Bu dönemi iyi irdelemek,ve bir anlamda yüzleşmek gerekiyor.
Çağan Irmak’ın çocukluğunu ve ailesini konu alan ‘Dedemin İnsanları’ filminin bu açıdan çok ektileyici.

Ege insanın hayat tarzı, göçmenlerimizin yaşadıkları, 12 Eylül ihtilalinin etkileri, 1923 senesinde bugünkü Yunanistan topraklarında doğan Türklerin bu yerleri terk etmek durumunda kalması da diğer vurucu yanlar...
Kah ağlıyor, kah gülüyorsunuz derler ya, aynen öyle.

Filmindeki Ozan karakteri Girit adasıdan gelmiş bir göçmen ailenin torunudur. Çocuklara kadar yansıyan bir ayrılıkçılık tohum yüzünden Ozan çelişkiler yaşamakta ve bu da davranşlarını olumsuz etkilemektedir. Kardeşin kardeşe yaptığını kimse yapmamaktadır.

Dedesi onun hayatındaki bir kahramandır. O, insanları çok iyi okur, herkesi olduğu gibi kabul eder, açık sözlüdür, işinin en küçük detaylarına kadar saygılı bir manifaturacıdır.
Ona göre herkes “bizim insanımız”... Herkese herkesin diliyle konuşmasını bilen biridir.
Doğduğu toprakları özlese de sanki sadece hayalindeki gibi hatırlamak istemektedir, çünkü ne zaman gitmeye niyetlense, gitmesine mani olacak bir olay çıkmaktadır.

Babası, dürüst, memleketin hayrı için uğraşan hayat dolu bir insandır. Belediye Başkanlığı yaptığı ilçede, 12 Eylül darbesi ile hayatı sarsılır, yanlız kalır ama ailesi yanındadır.


Çağan Irmak hem yazmış hem yönetmiş. Kendisinin yönettiği diğer yapıtları Mustafa Hakkında Herşey, Babam ve Oğlum, Ulak ve Issız Adam’ı da çok başarılıydı. Hele Babam ve Oğlum'da resmen sarsılmıştık.
Dedemin İnsanları'nın görselliği ve sahneleri de harika; Girit Adası, Ege kıyıları, kasabanın sokakları, bağ evleri...


Genel olarak, tüm oyuncular harika oynamışlar ancak Çetin Tekindor apayrı bir oyuncu.
Onu izlemek müthiş bir keyif veriyor. 1983’deki Küçük Ağa dizisi ile tanıdık onu.
Bu filme uzun süre hazırlanışı, ne kadar usta da olsa onun işine gösterdiği intizam ve saygı. Bu filmde, özellikle Marlon Brando havası vardı Çetin Tekindor’da. Saygımız sonsuz.

2 yorum:

  1. Pek çok Egeli gibi,film beni de çok etkiledi.Ailesinde göçmen olmayan ve sonrasında 12 Eylül'ün acılarını yaşamamış insan sayısı azdır herhalde bu topraklarda.Çağan Irmak filmlerini kendimize yakın bulmamızın,sevmemizin sebebi yaşadıklarımızdır belki de.
    Yalnız önemsermisiniz bilmiyorum ama yazmadan geçemedim.Dedenin mesleği terzilik değil,manifaturacı yani kumaş satıyor.Gerçi eskiden tüccar terziler olurdu,kumaş satıp,terzilik de yaparlardı.
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Yorum ve uyarı için teşekkürler. Düzeltme yapıldı. Bizim gönlümüz Ege'li...

    YanıtlayınSil