5 Ağustos 2018 Pazar

Tully



İlk hamileliği sırasında kendisini hiç de hazır hissetmiyordu. Karnında oluşmaya başlayan yeni bir insan fikri bile ona garip geliyordu. Ona annelik yapabilecek miydi? Bilmiyordu... Şişmeye başlamıştı. Kendini hantal, yorgun ve en kötüsü de itici buluyordu. İlk çocuktan sonra depresyona girmişti. Derken ikinci ve şimdi de üçüncü yoldaydı. İlk çocuğundaki sıkıntılara hiç bir doktor çare bulamıyorken, şimdi de üçüncü çocuk!.. Eşini seviyordu, onunla evlendiğine pişman değildi. Kendince yardım ettiği konular vardı. Ancak her şeyin yolunda olduğunu düşünmesi, her gece oyun oynaması onu çıldırtıyordu. Cinsel hayatları yok gibiydi.

Ve üçüncü bebek de geldi; beğenmediği bedeni daha da kötüleşmişti, ayak numarası büyümüş, yorgunluğu bir kat daha artmış, tahammülü zayıflamıştı. İlk çocuğunu kabul etmeyen okul müdiresi ile kavga etmiş, dayanacak hali kalmamıştı. Giyinmek bile ona zulümdü. Abisinin ona hediye ettiği gece bakıcısına “hayır” diyecek gücü de... Oysa bugüne kadar hep veren taraftı.

Hayatında sanki ilk defa bir desteği kabul etmişti. Tully isimli bu tuhaf bakıcı ile az da olsa nefes almaya başladı. “İnsanların benim için bir şey yapmasına alışkın değilim” demişti Tully’ye. Derin bir uykudan sonra, tüm bu rutinin yanında değerli olanı kaçırdığını fark ediyordu.

“Bebeğini yatmadan önce öp, o yarın başka biri olacak.”
Tully ile kurduğu derin bağdan çok memnun olan Marlo, onu sık sık davet ediyordu. Derin sohbetlerde kimseye konuşmadığı konuları paylaştığı sırada hayatını gözden geçirmeye başladı. İşi, eşi, çocukları vardı... Ama gerçekten yaşıyor muydu? Mutlu muydu? Hiç hayali olmuş muydu? Derin bir iç çekişten sonra şöyle söyledi:
Gerçekleşmeyen bir hayalim olsaydı en azından bunun için dünyaya kızabilirdim. Bunun yerine sadece kendime kızıyorum.
Sadece veren, almayı bilmeyen biri için başkasını değil de, kendini suçlaması doğaldı onun için. Oysa bu da iyi bir şeydi. En azından artık bu durumu değiştirebileceğini biliyordu. Almayı kabul ederse, hayatı her yönüyle paylaşabileceğinin farkına varıyordu. Çocuklarını bile olduğu gibi görmeye, işitmeye başladı. Eşi de uyanmış ve artık destek olmaya karar vermiş görünüyordu. Tully’den sonra Marlo’nun hayatı artık farklı olacaktı...

1 yorum:

  1. Çok güzel, yalın en önemlisi de çok gerçek bir hikaye.

    YanıtlaSil