6 Ocak 2016 Çarşamba

The Lobster


Tüm eğitim sistemimiz, toplum, aile ve adına ne derseniz deyin bir çeşit sistem, bize kalıplaşmış bir hayat tarzını öğretmeye çalışır. Tüm bu kalıpların arkasında yatan ise kolektif bilinçaltımızdır. Tüm insanlık tarihinin tüm korkuları birleşmiş ve bizi azami düzeyde güvenli tutacağına inandığı bir hayat sistemini devreye koymuştur. Bir şey olma çabası, beraber yaşama ve kurallar silsilesine uyma...
Her ne kadar bu hiçbir zaman mümkün olmasa da, zihin her şeyi kontrol etme ve kalıplara, kurallara uydurma çabasındadır...

Tüm bu sistem karşıtlı – ikili bakış açısı bir rekabeti doğurur ve bu rekabet halinde bireyler bir şeylere ulaşmak, bir şeyler olmak için kıyasıya mücadele ederken sevgi ve merhamet duyguları ile bağlar zayıflayabilir ve hatta bazen tamamen kaybolur, robotlaşırız. Elde edilen suni ödüller bile artık kısa süreli hazları bile vermez.


The Lobster filminin konusu artık çift olarak kabul edilmeyen bireylerin 45 gün boyunca bir otelde tutulu onlara son bir şans verildiği bir dönemde geçiyor. Eğer çiftini bulamazsan dileğin bir hayvan olarak hayatına devam etmekten başka seçenek kalmaz bu kişilere. Film, evlilik ve çift ilişkileri ile ölesiye dalga geçerken, hayatında ilk defa tek başına kalan kahramanımız David eğer çiftini bulamazsa filme ismini veren hayvana dönüşmek ister; ıstakoz. Istakoz hem uzun ömürlüdür hem de cinsel açıdan güçlüdür;  erkek zihninin çalışma prensibine tam uygundur.


David bazı denemelerine rağmen başarılı olamaz ve otelden kaçar ve tam bu sisteme karşı gelen ikinci bir grup ile karşılaşır. Bu grup da herkes tek olacaktır, ikili yakınlığa, cinselliğe ve hatta flörte dahi izin verilmez. Zihnin ayrımcı ve zıt görüşü bu grubun oluşması ile netleşir; her iki taraf veya düşman sadece savaşı ve birbirlerini körükler ve kazanan olmaz... Kendilerini özgür sanırlar ama bu sefer kendi kendilerini daha beter bir kıskacın içine sokmuşlardır. Nitekim burada aşık olduğu kadın ile de bu iki zıtlığın arasında kalır ve bir çözüm bulamazlar...

Yönetmen Yorgos Lanthimos, bu çözümsüzlüğü filmin sonunda da olduğu gibi seyirciye bırakır...
“Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz.” [Goethe]

2 yorum: