13 Nisan 2020 Pazartesi

Tigertail


Ne kadar uğraşsa babasının dikkatini çekemiyordu. Onun neden bu kadar sessiz olduğunu ve hep eleştirdiğini anlayamıyordu. Yaptığı bir hatanın ardından ağladığında da ona “Ağlamayı kes, ağlamak hiç bir şeye çözüm olmaz” diyordu. Ona da kendi annesi, annesine de kendi annesi söylemişti. Ne babaannesini tanımıştı, ne babasının doğduğu ülkeye gitmişti. Hatta babasının ana dilini bile konuşamıyordu.

Babasının ona tavırlarını eleştiriyor, babasının annesi ile olan ilişkisini başarısız buluyordu. Belki sadece çocukları için sürdürülen bu evliliğin yükünü taşıyordu hala. Kendi ilişkisinde ise veren taraf kendisiydi, vermesine rağmen erkek arkadaşına muhtaç hissediyordu kendini.  Terk edilmesi ise onun için tam bir yıkımdı. Babasından alamadığını erkek arkadaşlarından da alamıyordu...

Artık babanın kendi anlatmasının zamanıydı. Eşiyle boşandıktan sonra geçmişini gözden geçiren baba, yıllar önce sevdiği ancak bırakmak zorunda kaldığı kadını görünce bir şeyler değişmeye başladı. Kızına artık bilmesi gerekenleri anlatacaktı; köklerini, geldiği güzel vatanı ona gösterecekti. Bir yaşında babasının kaybından sonra anne ile hayatı sırtladıkları fabrikayı, babaannesinin ona öğütler verdiği tarlayı gösterecekti. Karısıyla sadece annesinin ve kendi hayatını iyileştirmek için evlendiğini itiraf edecekti. Amerika’ya gidecek maddi destek ancak ona kayınpederi sağlayacaktı.


Zorlu hayatı onun duygularını kapatmasına ve sadece öğrendiği yapmasına sebep olacaktı: “ağlamak hiç bir şeye çözüm olmazdı...”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme