23 Kasım 2018 Cuma

Ev Yapımı Bir Paraşüt

Hakikat ne kadar basit...
Ona ulaşmayı engelleyen zihnin ürettiği karmaşık duygu ve düşünceler yığını...

Geçmişten ve kendi taşıdığımız deneyimlerin sonucunda üretilen düşünceler bir süre sonra duygulara ve daha sonra alışkanlıklara dönüşüyor. Alışkanlıklar da kurallara ve doğru gibi kabul ettiğimiz binlerce yanılsama ve gerçekte olmayan kavramlara. Sırf hayatta kalma ve uyum sağlama adına zihnin sürücü koltuğuna geçmesine izin veriyoruz. Belki bunun farkında bile değiliz. Zihni, düşünceleri kendimiz sanıyoruz. Özdeşleşme öyle bir sevide ki hiç bir zaman duygu ve düşüncelerimizi sınama veya sorgulama ihtiyacı hissetmiyor, bize öğretildiği gibi rekabetin, karşılaştırmanın, kıskançlığın, önyargıların, varsayımların, korkuların ve endişelerin içinde yaşayıp gidiyoruz. Böyle bir hayata yaşamak denir mi?

Eğer zihnimizde yaşıyorsak, pek de yaşadığımız söylenemez. Sadece bedeni hayatta tutmak adına stratejiler geliştiren beynimiz ya geçmişle ilgili anılara takılır ya da deneyimlerine dayanarak bir parça olumsuz ve korumacı bir tavırla gelecek hakkında tahminler üretir. Geçmişle barışamamak bizi depresyona sürüklerken, gelecek korkusu bizi anksiyeteye doğru ilerletir.


Sevgili Berrak Yurdakul’un Ev Yapımı Bir Paraşüt isimli kitabında zihnimizle ve zihnimizin yarattığı sahte kimlikle ilgili her türlü detayı bulabilirsiniz. Doğru sandığımız en temel inanışlarımızı sorgulamaya başlayabilir hakikatin basit ve yalın haline ulaşmak için izlenecek yol hakkında ilham sahibi olabilirsiniz.

Tüm bunları yapmak için en temel soru ile başlamak gerekir: Ben Kimim?
Kelimeler ile iletişim kurduğumuz, kelimeler ile yazdığımız satırlar, kelimelerin ötesindeki bu yanıtı bulmamızda fayda sağlar mı? Kelimeler, sözcükler insan beyninin korteksin sol tarafından algılanır. İşlem yapan merkez... Dolayısıyla bir şeyi anlatmanın yolu, kim ve ne olduğumuzu anlatmaktan ziyade “ne olmadığımızı” anlatmak olacaktır. Olmadığımız her şeyi attığımızda geriye cevaplanması gereken bir soru kalmayacaktır.

Keyifli bir dille ve kurgu ile kaleme alınmış bu kitap, ne olmadığımıza dair en önemli ipucu ile başlıyor: 
“Biz beden veya zihin değiliz...”

2 yorum:

  1. Bu kitabı ilk fırsatta okuyacağım, teşekkürler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın baskısını bulamadım. Storytel de Sevinç Erbulak'ın harika seslendirmesi ile kitabı dinlemenizi tavsiye ederim. Sevgiler :)

      Sil