13 Mart 2016 Pazar

Remember


Tüm hafızanız silinseydi nasıl biri olurdunuz? Kim olurdunuz? Şu ana kadar zihninize kaydedilmiş, beyin tarafından gerektiğinde hatırlatılan tüm bilgiler, inançlar, düşünceler, duygu kalıntıları silinseydi ne olurdu?

Kendinizi tanımladığınız meslekler, yetenekler, inançlarınız, bağlı olduğunuz kurum, tuttuğunuz takım, kendinizi tanımladığınız her şey... Tüm bu bilgiler beyin dediğimiz organımızda saklanıyor ve bazıları duyguların yoğunluğuna göre ya ufak değişikliklere uğruyor ya da hiç hatırlanmıyor... Tüm bu bilgilerin değeri nedir? Ruhumuzla ilgisi nedir?

Remember filmindeki gibi yaşlandığınızda, hafızanız size oyunlar oynamaya başladığında, 
70 sene önce Nazi kampında yaşanmış olayların intikamını almak için yollara düşer miydiniz? Hafıza olmazsa hangisi olurdunuz? Fail mi? Kurban mı? Yoksa ikisi aynı şey mi? Kurban intikam peşine düştüğünde, kendini suçluluk hissinden kurtaramayan kişinin faili durumuna gelir...

Eşinin ölümünden sonra olayları hatırlamakta zorlanan Zev, Nazi kampı müdürlerinden intikam almayı hayatının son ödevi gibi görür. Müthiş bir kurgusu olan filmde görünen şudur ki, kendilerini kurtaran Nazi subayları, yaptıklarından dolayı geçmişlerini gizlerler. Suçluluk ve açığa çıkmayanlar bu kişilerin üzerinde nesiller boyu devam edebilen bir yük ortaya çıkartır.


Oysa her kişi belli bir nedenden ötürü hayatımıza girer... Dışarıdan baktığımızda anlamak çok zor olsa da hayatta iyi veya kötü yoktur. Bireyselliğin ötesinde çok daha büyük ve yüce bir sistem devrededir. Biz sadece  bu sistemde yer alan aktörleriyizdir. İntikam, öfke, nefret, suçluluk... Ortaya çıkan tüm duygular bir kez hakikat ortaya çıktığında sistemi ayakta tutan tek güce yerini bırakacaktır; sevgiye...

Yapılması gereken, olanın ötesine bakmaktır:
“Üzgünüm, olanları olduğu gibi görebiliyorum, anlıyorum...”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme