22 Ekim 2012 Pazartesi

Bernie



Bernie kasabanın en nazik insanıdır. Cenaze levazımcılığı gibi ilginç bir işi bile sanat haline getirmiştir. Yakınlarını kaybedenlere karşı son derece duyarlı ve hassastır. Hatta cenaze töreninden sonra bile hediyeler alarak bu kişileri ziyaret ederek onların durumlarını iyi hale getirmek için elinden geleni yapmaktadır. Onu anlatanlardan bir tek kötü bir söz işitmek mümkün değildir. Anlatanların tabiriyle Bernie her şeyi daha iyi ve daha güzel hale getirmektedir. Tüm bu nezaket onu kısa zamanda kasabanın en popüler adamı haline getirir.

"Vermenin almaktan daha iyi olduğuna inanırdı."
Tüm bu nezaketin yanı sıra, Bernie tek başına yaşamaktadır. Kadınlara karşı özel bir ilgisi de yok gibidir. Herkese veren bu kişiliğinin zıddı olan bir aksi ve zalim bir kadınla (Margy) tanışır. Kocası vefat eden bu yaşlı kadın kendi ailesi ile bile görüşmüyordu. Bernie hiç bir insana karşı farklı davranmadığı için Margy'ye de aynı ilgiyi gösteriyordu. Margy, başlarda tuhaf bulsa da, onun taleplerine hayır diyemeyen bu adamı özel asistanı olarak kullanmaya başlar. Artık aynı evde yaşarlar. Margy'nin çok fazla parası olduğu için, belki bu geziler Bernie'nin de hoşuna gider. 

Oysa zamanla Margy, Bernie'nin tüm sınırlarını işgal eder. Bernie'nin kendisi yok gibidir. Sınırları yok gibidir... Bu sağlıksız ilişki bir süre sonra Bernie’yi çok fazla zorlar. Bir gün Margy'yi arkasından vurarak öldürür. Kendisi bile yaptığına inanamaz; sanki içindeki bambaşka bir kişilik ortaya çıkmıştır. 

Tüm kasaba dehşete düşer. Nasıl olur da Bernie gibi nazik, kibar ve iyilik meleği bir insan böyle bir şey yapar? Tüm o bastırılan ve ortaya çıkmayan öfke, bir anda yüzeye çıkmıştır. Bernie'nin geçmişi filmde anlatılmıyor. Ancak bu gerçek hikayenin ve karakterlerin bilgilerine ulaşmak çok da zor değil: Bernie'nin babası 1926 yılında Rusya'dan göç ederek Amerika'ya yerleşmiştir. Göç aile dinamiklerinde çok önemli bir travmadır. Amerika'da doğan Bernie, çocuk yaşlarda annesini kaybeder. Babası yeniden evlenir ve bir süre sonra o da vefat eder. Bernie henüz 15 yaşındadır. Yıllar sonra anlaşılacağı gibi Bernie, çocukken cinsel tacize maruz kalmıştır.

Tüm bu gelişmeler onun anne ve babasından doğru düzgün bir sevgi almasına engel olmuştur. Tüm bu acılar dayanılmaz olduğu için Bernie bir tarafını acılara kapatıp, diğer tarafta Hayatta Kalan Parça diyebileceğimiz kibar, nazik ve dost canlısı bir yön geliştirmiştir. Böylece insanlar onu sever, aralarına alır, o da ilgi görür ve hayatta kalır. Oysa derinde ifade edilmemiş öfke derinde bekler; tetiklenecek güne kadar.



Elbette tüm nezaket ve derin şefkat bu şekilde olmak zorunda değil. Nezaketin ardında yatan; onaylanma, sevilme, takdir edilme, ait hissetme ihtiyaçlarının üzerinden geçilirse, ortada hiç bir şeye ihtiyacı olmayan kalır. Egoyu oluşturan tüm kişilik parçaları eridiğinde, zihinde oluşmayan tek bir şey kalır geriye: Sevgi 

İnsan zihninden özgürleştiğinde ikilik biter, içten gelen bir merhamet ve şefkat ortaya çıkar. Almak ve vermek doğal hale gelir. Sadece diğer insanlara değil, doğaya ve doğadan yaşayan her canlıya karşı bir nezaket doğar... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme