13 Eylül 2011 Salı

Gerçekler mi?



Her zaman annemin neden berebar yaşadığımız olayları, daha ileriki zamanlarda 'farklı' anlattığını düşünür dururdum.
Önceleri sanırım canı nasıl anlatmak istiyorsa öyle anlatıyor ama içinde gerçeği biliyor derdim.
Sonraları anladım ki, cidden inanarak anlatıyor.

Neleri hatırlıyoruz? Beynimiz neleri, ne şekilde hatırlayacağını şeçiyor.
Bu hafıza kırıntılarını duyguları ile hatırlıyor. Bir öğretmenininizi aklınıza getirdiğinizde onun hakkındaki duyguları da canlandırmış oluyorsunuz.

Bizim için olumlu veya olumsuz bir duygu kıvılcımı olan olayları daha net hatırlıyoruz; kötü olayları daha da fazla hatırlıyoruz, bazen beynimiz bunu bilinçaltına atıyor ama derinlerde bir yerde hep karşımıza çıkıyor bu...

Bundan fazlası da gerçekleşiyor; anılar değişiyor!
Olmayan yazpoz parçaları geliyor, hikaye efsaneye dönüşüyor. Zihin olmayan veya hatırlayamadığı parçaları ekliyor.


Kendi aşk hikayem gibi, anlatıkça anlatıyorum, hayal ettikçe ediyorum; gökler yarılıyor, güneş doğar gibi gözleri, dudakları önümde doğuyor... zaman duruyor, Blues Brothers'ın meşhur sahnesi gibi; gözüm hiç bir şey görmüyor!

Annemin ortak anılarımızda da olduğu gibi aynı olayı ikimiz bile hatırlasak farklı hatırlıyoruz.

Gerçek mi önemli, yazılan efsaneler mi, yoksa yaşatılan duygular mı?
Yoksa tam şu anda ne hissettiğniz mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme