17 Nisan 2021 Cumartesi

Nuh Tepesi

Babasına o kadar öfkeliydi ki, annesinin ölümünden bile onu sorumlu tutuyordu. Babasının onu ve annesini yalnız bırakıp yurt dışına başka bir hayat kurmasından dolayı dayılarına mahkum olmasının sorumlusu da babasıydı. Annesinin ölümünden babasını sorumlu tutuyordu.

Zeki bir çocuktu, oysa onlara bakan dayıları yüzünden tahammülsüz, kaba saba bir insana dönüşmüştü. 41 yaşında hala dayıları kabuslarına giriyordu. Babasına olan bütün öfkesini annelerine yönlendirmiş, ona tek bir güzel söz söylemişti. Annesi ellerinde ölürken bile güzel tek bir kelime söylememişti. Artık özür dileyeceği bir kimse de yoktu. Acıyla beraber büyük bir öfkesi vardı, büyük bir öfke...

Şimdi babasın son zamanlarında onunla memlekette bulmuştu kendini. Eşi hamileydi ve ondan boşanmak üzereydi ve her şey sarpa sarmıştı. Tüm öfkesini eşine mi yansıtıyordu? O da babası gibi onu terk ediyordu? Hep kendini kurban gibi görüp başkasını mı suçluyordu? Bilemiyordu...
Artık babası ile meseleleri halletme zamanıydı. Oysa onu nasıl affedeceğini bilemiyordu.

Babası yolun sonuna gelmişti ve köklerinin doğduğu yere köyüne gömülmek istiyordu. Bu onun ve babası için son bir fırsattı. Babası değişik bir olgunlukla konuşuyordu:

“Sen annenin ölümünden dolayı beni sorumlu tutmuyorsun değil mi? Seni ve anneni benim gibi bir adamdan mahrum bırakarak belki de iyi bir şey yaptım. Bir gün bunun için bana teşekkür bile edersin belki. Anne babalar çocuklarının kendisini anlaması için çocuklarının büyümesini beklerler. Ne acı değil m? İyi bir baba olamadım. Kalsaydım da iyi bir baba olamayacaktım. Yetersizliğinin farkında olan birine kızamazsın ki. Merhamet edebilirsin ancak.”



Az da olsa babasını anlamaya ve onunla bir bağ kurmaya başlamıştı. Geçmişini değiştiremezdi ancak ona bakış açısını değiştirebilirdi. Öfkesinin bir faydası yoktu artık. Geriye babasından hediye bir kaç söz ve tek başına durabilme gücü kalmıştı. Babasının dediği gibi iyi bir baba olma vaktiydi...

“Neden sadece sevmek veya nefret etmek zorundayız? Neden ortada bir yerde duramıyoruz.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder