21 Haziran 2019 Cuma

Three Identical Strangers



Bir gün Bobby yeni bir okula kayıt olur ve okulun ilk günü çok tuhaf bir olay ile karşılaşır. Herkes onu tanıyormuş gibi davranır. Hatta onu öpen kızlar, omzuna vuran dostları vardır. Bu oldukça inanılmaz karşılamanın şokunu atlatamadan insanların ona Eddy diye hitap ettiklerini fark eder. Eddy bu sene o okulda okumayacaktır. Eddy’nin oda arkadaşı Bobby’i görünce gözlerine inanamaz. Ona iki soru sorar: “Evlatlık mısın? Doğum günün ne zaman?” Cevaplar Eddy ile aynıdır! Hemen Eddy ve Boody’i bir araya getirir. Onlar ikizdir! Haber hemen yayılır ve gazete haber olurlar. Oysa olay bu kadarla bitmez, David isimli üçüncü bir genç tıpkı bu ikizlere benzer. Tek tek ortaya çıkan kardeşler üçüzden ziyade birbirinin kopyası gibidir. Daha sonra anlayacakları gibi altı aylıkken ayrılan ve farklı üç aileye evlatlık verilen kardeşlerdir.

19 Yaşında birbirlerini bulurlar. Kaynaşmaları için zamana bile ihtiyaçları olmaz. Hepimiz anne-babalarımız aracılığı ile birbirimize bağlıyız. Bireyler olarak en fazla ailemizden etkileniriz. Kardeşler, özellikle tek yumurta ikiz veya üçüz olunca bağları çok daha güçlü olur. Bilgileri olmasa da kader onları birleştirebilir, hiç bilmediklerini keşfedebilir.
Üçüzlerin hikayesi medyada daha fazla ilgi görmeye başlar. Her kanala konuk olurlar, bütün gazete ve dergi onları kapağa taşır. Rüyada gibidirler. Hikayenin en ilgi çekici yanlarından biri, üç kardeşin oldukça farklı ailelerde büyümelerine karşın aynı mimiklere, aynı zevklere ve ilgilere sahip olmalarıdır. Tek yumurta ikizleri aynı gen dizisine (genom) sahiplerdir. Genler anne ve babamız, dolayısıyla atalarımızdan gelen mirası içerir. Çevre önemli bir faktör olsa da genlerin – aile mirasının ne kadar etkili olduğunun bir kanıtıdır bu...


Ayrılık Travması
Her üç bebekte küçüklük zamanlarında benzer travma etkileri göstermiş. Anne ve babalarından ayrı olsalar da üçü beraber olarak üçüzleri altı aylıkken birbirinden ayırmak büyük bir etki yaratmış olmalı. Okul döneminde üçü de güreşçi olmuş. Yetişkinliklerinde de iniş çıkışlı halleri olur. Herkes benzerleri arar ve bulur... Öz anne ve babaları aynı olan ikizler için çok şaşılası bir durum değildir.

Çevre Rövanşı Alıyor mu?
Tamamen aynı gen dizisine sahip bu üç adam derine bakıldığında farklılıkların olduğu ortaya çıkar. Yetiştirilme tarzları onlarda aynı olmayan yanları oluşturur. Yetişme tarzını ise hayata bakışınızı, duygu ve düşüncelerinizi etkiler. Filmde yetiştirilme tarzının her şeyin ötesinde olduğu sonucuna varılır, ancak bu doğru değildir. Genler (kader) ve yetiştirilme tarzı birbirine rakip değildir. Her ikisi de etkilidir. Duygu ve düşüncelerimiz değiştikçe bazı gen gruplarını açık veya kapalı olmasını sağlanır. Bu yeni bilimin ismi epigenetik’tir...

Her ne kadar tuhaf bir düzeneğin kurbanı gibi gözüken bu gençlerin yaşam dolaylı da olsa onların elindedir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme