29 Kasım 2013 Cuma

Başkaları


Başkalarına benzemek, çevremizdekiler gibi normal olmak kendinden vazgeçmenin, kim olduğumuzu unutmanın bedeli nedir? Gerçekten ne veya kim olduğumuzun farkına varmadan başkalarına benzemeye çalışmak neden? Nedeni basit: Ait olduğumuz topluluğa uyum sağlarsak beden hayatta kalır. Bu belki yetişkin olmadan önce gerçekten fiziksel olarak bir gerekliliktir. Ancak büyüdüğümüzde bu içgüdüsel davranışa ihtiyacımız azalmıştır. Başkalarına benzemek için oluşturduğumuz maske veya kimlikler ile özdeşleşmeden de yaşayabiliriz.

Başkalarına benzemek, topluma göre normal olmak ne demektir?
Bu durum ormandaki bir ağaca benzer. ‘Orman’ sadece bir kavramdır. Birbirine benzemeyen ve her biri farklı ve eşsiz olan ağaçlardan oluşan ağaç topluluğuna orman denir. Tek başına orman diye bir şey yoktur. Orman bir sürü ağacı simgeler... Toplum veya başkaları da böyledir... Dolayısıyla normal olmak da bir kavramdan öte bir şey değildir; varsayımlara ve yargıya dayanır. Her birey birbirinden farklı olduğundan normal olacak bir kurallar silsilesi mümkün değildir.

Normal olmadığımızı düşündüğümüz her an, kendimizle ve bedenimizle ilgili ne kadar yargılarınız varsa, bu yargılar ikilik yaratır. Olmak istediğimiz ile olduğumuzu düşündüğümüz halimiz arasında çelişkide kalırız. Büyük bir ihtimalle ikisi de yanılsamadır, çünkü gerçekten kim olduğumuzu bilsek, başka bir şey olmaya çalışmayız...


Diğer bir görüş ise şöyle der: “Ben başkaları gibi olmayacağım, ben mükemmelin peşindeyim.” Mükemmellik kavramı da bir yargı değil midir? İkilik yaratmaz mı? Normal kavramına benzer bir şekilde, tamamen bir kavramdan başka bir şey olmayıp, tamamen görecelidir. 

Mükemmellik ve normallik ile ilgili kafamızda ne tür inançlar, fikirler var? Bunlar bize mi ait? Yoksa bize ailemizden, okuldan veya çevremizden mi aktarılmış? Tüm bu inançlarımızın arkasında hangi temel inançlar ve düşünce kalıpları yatıyor? Derine indiğimizde, bizi yöneten inançları fark ettiğimizde artık bunların etkisinden bağımsızlaşmak daha kolay olacaktır... 

Kıyaslama bittiğinde, uyum sağlama ihtiyacı kalmadığında, kim olduğumuzu keşfedip, bir şey olma ihtiyacı olmadan yaşayabiliriz. 

2 yorum:

  1. Baskalari gibi olmaya ergenlik dönemim hariç çalismadim o zaman bile üstümde egreti durdu. Çocuklarimi büyütürken de hep kendi kisiliklerine sahip çikmayi ögrrtmeye çalistim. Sevgiler
    Deryaninsporgunlugu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim... Sevgiler.

      Sil