21 Nisan 2013 Pazar

Elohim’in Çocukları


 “Geçmişin sizden çok uzak,
Ama aynı zamanda çok yakın gizemlerini okuyun.”
[Mısır Papirüsü Anana, MÖ 1300]

“Ve Elohim dedi: Suretinizde, benyeyişinize göre insan yapalım...
Ve Elohim insanı kendi suretinden yarattı,
onu Elohim’in suretinde yarattı;
onları erkek ve dişi olarak yarattı.”
[Tevrat]

“Nasıl işleyeceğinizi görmek için, onlardan sonra, yeryüzünde onların yerine sizi getirdik.”
[Kur’an-ı Kerim]



Orhan Bahtiyar’ın yeni kitabı çıktı. Maya takvimi tartışmaları süredursun, Orhan üstattan geniş araştırmalara dayanan müthiş bir bilim kurgu ve felsefe karışımı bir roman. Yüzüncü sayfadan sonra elinizden düşüremeyeceğiniz tempoda bir kitapta...

Mu Kıtası ve bu uygarlığın sırlarına ulaşmaya, onlarla tanışmaya hazır mısınız?

                      İşte Mu Kıtasının sembolü Lotus çiçeği...
Kitap, genel olarak Mu Kıtası, tanrı ve dinler üzerinden gitse de, ‘şekilcilik’, ‘yaşam düzeni’ ve ‘ölüm’ üzere çok yerinde tespitler ve fikirler var. Orhan Bahtiyar’ın her türlü fikre ve kaynağa tarafsızca bakış açısını hissedebilirsiniz.
Mu dışındaki dünyada görülüyor ki, dinlerin ve yönetim şekillerinin ‘şekilcilik yöntemi’ ile gerçek demokrasiden uzaklaşması ve bencilliğin ön plana çıktığı toplumlar oluşturuyor.

Italyan filozof Campanella’dan çok güzel alıntılar yapmış yazar:
“Dünyanın bütün kitapları doyuramaz açlığını. Neler neler okumadım! Ama yine de kafamın açlığından ölüyorum... Anlayışım arttıkça, bilgim eksiliyor.”


Daha fazla detayı okuyarak bularirsiniz derken, kitaptaki etkileyici bir çok yerden sadece bir kaç alıntı:

“Paylaşınca artan mutluluğu ve azalan acıyı keşfi, onun diğerlerine göre kısa olan ömründe yaşadığı yalnızlığın bir armağanıydı ona.

Hem ölüm nedir? Bir son mu? Yoksa yeni bir başlangıç mı? Sana göre son ama bilincinin ötesinde yeni bir başlangıç.

Bir usta, öğrencisine asla tüm bildiklerini öğretmez. Ustanın tüm sırrını öğrenmek öğrencinin elindedir.

Önemli olan, kişinin Sonsuz Kral’ın ruhu ile kendi ruhunu bir araya getirmesi, onunla bütünleşmesidir. Bunun için nerede konsantre olabiliyorsa orası ibadethanedir. Aslolan iyi insan olmaktır. Ruhun terbiye edilmesi ve Sonsuz Kral’a yakışır bir seviyeye getirilmesidir. Bu yüzden belirli ritüeller ve şekilcilikten uzak dururuz ve bunu yasaklarız.

Pek azınızın tekamül seviyesini istediğimiz seviyeye yüksetebildik. Ama diğerleri bilerek ya da bilmeyerek hep Semyaza’ya hizmet ediyorlar. Onun verdiği dünyevi rüşvetlere kanıyorlar ve kanacaklar da. Kötülüğünün karanlığı, iyiliğin ışığını örtüyor.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme